<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rehberlik arşivleri - Bando &Ccedil;ocukevi T&uuml;m hakları saklıdır.</title>
	<atom:link href="https://bandococukevi.com/category/rehberlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bandococukevi.com/category/rehberlik/</link>
	<description>G&#252;nd&#252;z Bakımevi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Apr 2023 05:29:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Kızım su içmeyi reddediyor. Ne yapabilirim?</title>
		<link>https://bandococukevi.com/rehberlik/kizim-su-icmeyi-reddediyor-ne-yapabilirim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BandoCocukEvi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Apr 2023 09:53:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda su içme alışkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Su hayattır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bandococukevi.com/?p=4460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maalesef biz büyüklerde bile su içme alışkanlığı olmadığı bir gerçek. Halbuki su içmemenin neticeleri oldukça acı. Çocuklukta edinilmesi gereken bu davranış şeklini nasıl destekleyebiliriz? 1- Çocuğumuza, su içmenin beyin üzerindeki olumlu etkilerini, su içmezse zihinsel ve fiziksel problem yaşayacağını anlatın. Ör: ufak bir dalgınlığında veya halsizliğinde ona ilaç gibi bir bardak su götürün ve panik [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/rehberlik/kizim-su-icmeyi-reddediyor-ne-yapabilirim/">Kızım su içmeyi reddediyor. Ne yapabilirim?</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Maalesef biz büyüklerde bile su içme alışkanlığı olmadığı bir gerçek. Halbuki su içmemenin neticeleri oldukça acı. </strong></p>
<h4>Çocuklukta edinilmesi gereken bu davranış şeklini nasıl destekleyebiliriz?</h4>
<p>1- Çocuğumuza, su içmenin beyin üzerindeki olumlu etkilerini, su içmezse zihinsel ve fiziksel problem yaşayacağını anlatın. Ör: ufak bir dalgınlığında veya halsizliğinde ona ilaç gibi bir bardak su götürün ve panik havasında içmesini sağlayın.</p>
<p>2- İdrarını takip ettirerek sorumluluk verin. Koyu renk idrarın susuzluğa, açık rengin su içme başarısına delalet olduğunu anlatın. Başarı kavramı motivasyondur.</p>
<p>3- Çocuk sizi örnek alacaktır. Su içerken davranışlarınızı abartın. Su içerken dünyanın en lezzetli şeyini içtiğinizi gösterin , keyfini çıkarın.</p>
<p>4- Su almayan bir vücudun ne duruma geleceğini örneklerle , görseller ile anlatabilirsiniz. (Bir böbrek/diyaliz hastası örneği verilebilir.). Abartarak travmaya yol açmayın</p>
<p>5- Aldığı sıvılar su ihtiyacını gideriyordur. O sıvıları azaltın</p>
<p>6- Suyu lezzetlendirin tavsiyelerine katılmıyorum. Çocuk her içeceğin ve yemeğin orijinal lezzeti ile tanışmalı ve kabul etmelidir.</p>
<p>7- Anaokuluna kendi alışveriş yaptığı suluğunu dolu gönderin. Öğretmen rekabet ortamı yaratacaktır.</p>
<p>8- Yoğurt, ayran ve yeşil yapraklı sebzeler vücudun tuz ve su ihtiyacını giderir. Son çaredir .</p>
<p>Bebeklikten itibaren bir çocuğun vücudunun alması gereken su miktarı yaşa göre 1 litre ile başlayıp 2 litre ile tamamlanmaktadır.</p>
<p>Sağlıklı günler dilerim&#8230;</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/rehberlik/kizim-su-icmeyi-reddediyor-ne-yapabilirim/">Kızım su içmeyi reddediyor. Ne yapabilirim?</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Disiplin</title>
		<link>https://bandococukevi.com/blog/disiplin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BandoCocukEvi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Apr 2018 21:13:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bandococukevi.com/?p=4249</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her ay öğrendiklerimizi ,yaşadıklarımızı,mutluluklarımızı ve başarılarımızı paylaşacağımız dergimizin  bu köşesinde ; çocuklarınızla ilgili karşılaşabileceğiniz bazı sorunların çözümüne yardımcı olacak ve eğitime bakışınıza katkıda bulunabilecek bazı noktalara değineceğiz. Çocuklarınızın sizinle işbirliği içinde olmasını,sorumluluk kazanmasını,onaylanabilir davranışlar sergilemesini istiyorsunuz; bunun için bağırma, tehdit etme,yasaklama,mantıklı açıklama,en sevdiği oyuncağı elinden alma yada aşırı taviz verme gibi her yolu denediniz ancak hepsinde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/blog/disiplin/">Disiplin</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her ay öğrendiklerimizi ,yaşadıklarımızı,mutluluklarımızı ve başarılarımızı paylaşacağımız dergimizin  bu köşesinde ; çocuklarınızla ilgili karşılaşabileceğiniz bazı sorunların çözümüne yardımcı olacak ve eğitime bakışınıza katkıda bulunabilecek bazı noktalara değineceğiz.</p>
<p>Çocuklarınızın sizinle işbirliği içinde olmasını,sorumluluk kazanmasını,onaylanabilir davranışlar sergilemesini istiyorsunuz; bunun için bağırma, tehdit etme,yasaklama,mantıklı açıklama,en sevdiği oyuncağı elinden alma yada aşırı taviz verme gibi her yolu denediniz ancak hepsinde de başarısız oldunuz….Etkili yöntemlere ve gerçekten uygulatmak istediğiniz kuralları öğretebilecek etkili yaklaşımlara ihtiyacınız var…</p>
<p>Evet …tahmin ettiğiniz gibi bu ay ki konumuz; eğitimin bir parçası olan “ disiplin “</p>
<p>Çocuk eğitimi; çocuğa çevresine uyumlu,sorumlu ve saygılı davranış yollarını ”disiplin” gösterip,çocuğun kişilik ve yeteneklerini en iyi şekilde geliştirmesine olanak sağlamaktır.Bunu da öz denetim yöntemleriyle elde edebiliriz.</p>
<p>Öz denetim bazı kuralları benimsemesi ve dış uyarılara gerek kalmadan bu  kurallara kendi kendine uyması, uygulamasıdır ve disiplin konusunda çocuklarımızda varmak istediğimiz ana hedef budur.</p>
<p>Çocuklar onaylanabilir davranışlar gösterebilmek için bizim kurallarımız ve beklentilerimiz konusunda <strong>net mesajlara</strong> ihtiyaç duyarlar. Ancak bu şekilde öz denetimlerinin gelişmesine destek olabiliriz.</p>
<p>Çocuklar yaşadıkları dünyanın kurallarını  anlamak isterler ve buna ihtiyaçları vardır. Onlardan ne beklendiğini, nerede duracaklarını, ne kadar ileri gidebileceklerini ve çok ileri gittikleri zaman neler olacağını bilmek isterler…</p>
<p>Büyüdükçe artan beceri ve kapasitelerini ölçebilmek ihtiyacındadırlar. Bu süreçte sınırlar önemlidir; Anne-babadan çocuğa yönelen sinyaller çok net olmadığı zaman çok kolay yıkılabilirler.</p>
<p><strong><u>Bazı öneriler</u> ;</strong></p>
<ul>
<li>Olumsuz bir davranışa <strong>“ yapma ”</strong> demek yerine hangi davranışı beklediğinizi açık ve kesin bir dille ifade ediniz.</li>
<li>Çocuğunuza kuralların nedenini açıklayınız. 3-4 yaşından itibaren çocuklar her şeyin nedenini merak ederler.</li>
<li>Kuralları öğretmek uygulatmaktan daha etkilidir.</li>
</ul>
<p><strong>“ Çabuk oyuncakları topla, her şeyi yerine koy “</strong> diyeceğinize <strong>“ Gel odanı </strong><strong>birlikte toplayalım. Sen küpleri yerine koy, ben de kalemleri… “ </strong></p>
<ul>
<li>Çocuğu aktif olarak uygulamaya katmak daha iyi sonuç verir.</li>
</ul>
<p><strong>“ Tabaktakileri bitirmeden masadan kalkmak yok “</strong> yerine <strong>“ Ispanaktan </strong><strong>yiyebileceğin kadarını tabağına koy ama hepsi bitecek tamam mı? “ </strong></p>
<ul>
<li>Olumlu tepki göstermek, alışkanlığın kalıcı olmasını pekiştirir.</li>
</ul>
<p><strong>“ Aferin odanı çok güzel toplamışsın “</strong> ya da <strong>“ Bugün hiç yardımsız giyindin, </strong><strong>  gerçekten büyüdün artık “ </strong></p>
<ul>
<li>Tutarsızlık ve devamsızlık disiplinin yürümesini engeller.</li>
</ul>
<p>Bir gün <strong>“ hayır “</strong> dediğinize, ertesi gün   <strong>“ evet “</strong> diyorsanız ya da eşinizin “ hayır “ dediğine siz “ evet “ diyorsanız çocuğunuz bunu hissedecek ve sizleri kendi isteği doğrultusunda yönlendirmeye başlayacaktır.</p>
<p>Etkili sınırlar belirlediğiniz ve bu önerileri kararlılıkla uyguladığınız takdirde sonuç her zaman daha olumlu olacaktır.</p>
<p><em><strong>TÜM GÜZELLİKLER ÇOCUKLARIMIZ İÇİN…</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/blog/disiplin/">Disiplin</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pozitif disiplin nedir?</title>
		<link>https://bandococukevi.com/blog/pozitif-disiplin-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BandoCocukEvi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Apr 2018 20:58:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bandococukevi.com/?p=4247</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pozitif Disiplin Tekniği ve Çocuklarda Öz Denetimi Sağlama Yolları Bir yetişkin ya da bir eğitimci olarak çocukların yanlış davranışlarıyla karşılaştığınız zaman nasıl tepki verirsiniz? Onları cezalandırır mısınız, yoksa onları disiplin etmeye mi çalışırsınız? Çocuklar toplum içinde farklı durumlarda kabul edilebilir davranışları yetişkinlerin rehberliğine ihtiyaç duyarak öğreneceklerdir. Yetişkinler tarafından yapılan bu rehberlik, eğer çocukların kendi kendilerine [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/blog/pozitif-disiplin-nedir/">Pozitif disiplin nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pozitif Disiplin Tekniği ve Çocuklarda Öz Denetimi Sağlama Yolları</strong></p>
<p>Bir yetişkin ya da bir eğitimci olarak çocukların yanlış davranışlarıyla karşılaştığınız zaman nasıl tepki verirsiniz? Onları cezalandırır mısınız, yoksa onları disiplin etmeye mi çalışırsınız?</p>
<p>Çocuklar toplum içinde farklı durumlarda kabul edilebilir davranışları yetişkinlerin rehberliğine ihtiyaç duyarak öğreneceklerdir. Yetişkinler tarafından yapılan bu rehberlik, eğer çocukların kendi kendilerine karar verebilme becerilerine ve bağımsızlıklarına olanak veren bir çevrede yapılırsa çok daha iyi sonuç verecektir.</p>
<p><strong>Pozitif disiplin nedir? </strong></p>
<p>Pozitif disiplin, Nelson, Lott ve Glenn’in verdiği tanıma göre, çocukların kendi hareketlerini kontrol edebilmelerine ve problemlerini çözmelerine yardımcı olan bir yönetim tekniğidir. Aynı zamanda pozitif disiplin, çocuklar toplumsal kuralları öğrenirken kendileri hakkında iyi şeyler hissetmelerine de olanak sağlamaktadır.</p>
<p>Pozitif disiplin için oldukça önemli bir kaç unsur bulunmaktadır. <em>Çocuklara seçenekler sunma, öğrenme için doğal ve mantıklı sonuçlar kullanma, pozitif yaşam becerileri için gerekli olanları bir araya getirme ve problem çözme becerilerini çocuklara öğretmektir</em>. Çocuklara seçim hakkı verilmesi, sorumluluk alma ve özgürlüklerini artırma duygularını cesaretlendirecektir. İyi düzenlenmiş okul-öncesi sınıfları, çocukların özgürce karar vermelerini sağlamaktadır. Sınıf ortamında malzemelerin kolayca ulaşabilecekleri açık raflara yerleştirilmesi çocukların seçim yapmalarını sağlayacak ve onları bağımsız olmaya cesaretlendirmiş olacaktır. Doğal sonuçlar, pozitif disiplinin önemli elementleridir. Yemeğini reddeden çocuğa aç kalacağını, sütü bardağına koyarken döken çocuğa temizlemesi gerektiğini söyleme oldukça basit fakat etkili davranışlardır. Ayrıca sonuçları öğrenme, çocuklarla sonuçlar hakkında konuşma ve onlara önceden tahmin etme fırsatı vermeyi de sağlayacaktır. Çocuklar hata yapmadan öğrenebilecekleri gibi hata yaparak da doğruları görebileceklerdir ki bu da oldukça yararlı bir stratejidir. Sonuçları tahmin etme, problem oluşmadan önce durumları değerlendirme fırsatı da vermektedir. Mantıklı sonuçlar, karmaşık olmakla beraber oldukça etkilidir. Örneğin; soğuk bir havada paltosunu giymekte direnen bir çocuğa dışarı çıkamayacağını söyleme. Mantıksal sonuçların kullanımı, çocuklara seçim yapma olanağı verir. Örneğin; “Alican hikâyemizi bölüyorsun. Ya sessizce otur ya da masana git .Seçimini sen yap”.Burada önemli olan onun davranışını değiştirmeye çalışmaktır. Yetişkin davranışlarıyla çocuğun kendi davranışları arasında bir bütünlük sağlamak, pozitif disiplin için çok önemlidir. Pozitif disiplin kuralları uygulanırken, yetişkinin konuşurken çocuğun seviyesine inerek, ismini kullanarak yardımcı olacağı, dikkatinin üzerinde olduğu vurgulanarak ve konuşurken çocuk üzerinde odaklanarak uygun davranış modeli olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca pozitif yaşam için gerekli olan tamamlayıcı unsurları kullanan yetişkin, çocuğun yaptığı seçimden sorumlu olmasını da çocuğa öğretecektir. Problem çözücü olmalarında birinci adım, çocuklara problem ortaya çıktığında sakin olmalarını öğretmek ve problem üzerinde odaklanmalarını sağlamaktır. İkinci adım herkesin anlatmak istediklerini anlatma fırsatı vermektir. Daha sonra yetişkinler, çocukların açıklamalarından problemi tanımlayarak çocukların birbirleriyle uzlaşmalarını sağlamalıdır. Çocuklara kendi problemlerini çözmeyi öğreten yetişkinler, aynı zamanda çocuklara davranışlarına dikkat etmeleri ve kendi kontrollerini pozitif değerlerde geliştirmeleri için onlara fırsat vermelidirler. Problem çözme teknikleri yoluyla, çocuklar kendi duygularına ve diğerlerinin duygularına değer vermeyi ve ifade etmeyi öğreneceklerdir. Şiddet olmadan çatışmaları çözümlemeyi de bu yolla kazanacaklardır.</p>
<p>Disiplin, ilişki içindeki tüm kişileri eşit olarak bağlayan, herkes için açık ve net olan kurallar olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir deyişle disiplin, istenen ve düzenli olan davranışların kazandırılmasını amaçlayan bir yetiştirme anlayışıdır. Disiplinde amaç, kişinin öz denetimini sağlayabilmek yani kendi kendini denetleyebilme yeteneğini geliştirmektir. Aynı zamanda da disiplinden anlaşılması gereken, çocuğun toplum tarafından kabul gören bir ahlâk anlayışı ve sağlıklı tutumlar geliştirmesine yardımcı olmaktır.</p>
<h4><strong>Çocuklarda öz denetimi sağlama yolları</strong></h4>
<p>Çocukların öz denetimlerini sağlamaları için üç tip kaynağa ihtiyaçları vardır; <em>kendileri ve diğerleri hakkında iyi duygular, doğru ve yanlışı anlama ve problemleri çözmek için alternatiflerin olması. </em>Aşağıdaki stratejiler, çocukların bu önemli kaynaklarını geliştirmelerine yardımcı olabilir. Bazı stratejiler problem davranışları önleyici, bazıları iyileştirici ve değişim için bir plân geliştirici olmakla beraber hepsi ebeveynlere pozitif ve etkili bir disiplin yaklaşımını sunmaktadır. Ayrıca bu temel stratejiler sadece ebeveyn-çocuk ilişkisini geliştirmemekte aynı zamanda da çocuklara ebeveynlerinin desteği olmadan pozitif ve yapıcı bir yaklaşımla kendilerini disipline etmelerini de öğretmektedir.</p>
<p><strong>Sevgiyi ifade etme ve koşulsuz sevme;</strong> sıcak bir ses tonuyla çocuğa yaklaşma ve onu kucaklama bir sevgi ifadesidir ve çocukların istenmeyen davranışları göstermesini önler. Eğer bir çocuk sevildiğini hissederse, ebeveynini memnun etmek için istendik yönde davranacaktır. Çocukla iletişim içindeyken çocuğa sevgi koşullu sunulmamalı, sevginin öze ait bir duygu olduğu ve koşulsuz olduğu hissettirilmelidir. Unutulmamalıdır ki, koşullu sevgi istenmeyen davranışları uzun zaman sürecinde pekiştirmektedir.</p>
<p><strong>Tutarlı olmak;</strong> çocuklar tutarlı bir çevrede iyi gelişecektir. Görüş birliğinde olan tutarlı ebeveynlerin açık bir şekilde belirlenmiş süreklilik gösteren kuralları ve sınırları vardır. Bir gün izin verilen bir davranışa diğer bir gün izin vermemek, çocuğu şaşırtacak ve konulan sınırlara tepkide bulunarak olumsuz davranışlar göstermelerini sağlayacaktır.</p>
<p><strong>İletişimde açık olmak;</strong> kullanılan kelimelerin ve hareketlerin çocuğa da aynı mesajı verdiğinden emin olunmalıdır. Paylaşma gibi soyut kavramları çocuğa öğretirken bu davranışların bir çok örneğini çocuğa sunmanız ve göstermeniz gerekmektedir. Ayrıca yanlış davranışa onun dikkatini çekerek, göz kontağı kurarak sert fakat sinirli olmayan bir ses tonuyla “Kardeşini rahatsız etmemeni istiyorum. Görüyorsun ki, çok üzülüyor” diye açıklamak da yerinde bir davranış olacaktır.</p>
<p><strong>Problem davranışı anlamak;</strong> yapılan iyi bir gözlemle ebeveynler, çocuklarının problem davranışlarının neyi ifade ettiğini anlayabilirler. Yapılan bir kaç günlük gözlemde, davranış ortaya çıkmadan önce ne olduğu, ne zaman, nerede ve kiminle gerçekleştiği gibi bilgiler yardımıyla olumsuz davranışlar hakkında ipucu alınabilir. Ayrıca olumsuz davranışın arkasında açlık, yorgunluk, uykusuzluk gibi fiziksel etkenlerin olup olmadığı, ya da çocuğun olumlu davranışlarının dikkate alınmadığını, önemsenmediğini veya umursanmadığını düşünüp düşünmediği araştırılmalıdır. Unutulmamalıdır ki problemin kaynağını bulmak problemi çözmekten çok daha zordur.</p>
<p><strong>Çocukların kendilerini iyi hissetmelerini sağlamak;</strong> doğru olan davranışı kabul etmek kolaydır. Ebeveynler genellikle çocuklarının iyi davranışlarından dolayı onları övmeyi, değer verdiklerini hissettirmeyi ihmal ederler. Bu da çocukların dikkat çekmek için olumsuz davranışlara yönelmelerine neden olmaktadır. Çocuklar olumlu ya da olumsuz olmasına dikkat etmeksizin genellikle dikkati çeken davranışı tekrar ettiklerinden, yanlış bir denge oluşmaktadır. Olumlu davranışlar karşısında teşekkür etmek, gülümsemek, ne kadar iyi bir iş yaptığını anlatarak ona zaman ayırmak olumlu davranışın tekrar edilmesini ve çocuğun kendini iyi hissetmesini sağlayacaktır. Ayrıca, olumsuz davranışlar ortaya çıktığında görmemezlikten gelmek ve sabırlı olmak, çocuğun bu davranışının ona bir şey kazandırmadığını anlamasına yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>Güvenilir bir çevre hazırlamak;</strong> doğasında hareket olan çocuğun araştırmaya, karıştırmaya, eşyaların yerlerini değiştirmeye çalışması hiç de şaşırtıcı değildir. Çocukların eşyaların nasıl hareket ettikleri, nasıl ses çıkardıkları hakkındaki meraklarını tatmin etmek için fırsatlara ihtiyaçları vardır. Ebeveynlere düşen görev ise çocukların çevrelerini tehlikeli materyalleri kaldırarak düzenlemek olmalıdır. Çocuklar keşfettikce daha az istenmeyen davranışları sergilemeye başlayacaklardır. Ayrıca ortamda çocuğu kışkırtan, sınırların dışına iten faktörler olup olmadığı araştırılmalıdır. Zaman zaman oynanan oyuncakları kısa süreli olarak ortadan kaldırmak, tekrar sunulduğunda sanki yeniymiş gibi ilgi çekmesine neden olacaktır. Okulöncesi dönem çocuklarının farklı oyun tiplerine ihtiyaçları olduğu göz önüne alınarak yerleşim yerini ve oyun tipini değiştirerek, gerginliği ve sıkılganlığı en önemlisi de zarar verici davranışları engellemek mümkün olmaktadır.</p>
<p><strong>Sınırlar koymak;</strong> ne ebeveynler ne de çocuklar polis gözetimindeymiş gibi karşı konulması zor bir çok kuralın bulunduğu bir atmosferde yaşamak isterler. Kurallar bir kaç kelimeyle ifade edilebilecek kadar basit olmalı, çocuğa yapılmasını istemediği şeyleri belirtmekle beraber yapılması istenenleri de açıklamalıdır. Çocukların, fiziksel olarak zarar verici davranışlarında hareketleri değil kelimeleri kullanmaları yönünde bir rehberliğe ihtiyaçları vardır. Ayrıca farklı yaşlardaki çocuklardan beklediğimiz davranışlar konusunda da gerçekçi olmamız gerekir. Tutarlı ve uygun sınırlamalar, çocukların kendi davranışlarını kontrol etmelerine yardımcı olacaktır. Yetişkinler, koydukları sınırlamaların uygun olup olmadığını, çocukların ihtiyaçlarını yansıtıp yansıtmadığını, gerçekten gerekli olup olmadığını bir kez daha düşünüp karar vermelidirler. Çünkü çoğu kurallar, çocukların kolaylıkla unutacakları kadar gereksiz ve şaşırtıcı olabilir.</p>
<p><strong>Olayları önceden kontrol etmek;</strong> büyükler, olayları daha başlamadan önlemek ve kötü sonuçlar doğurmasına fırsat vermemek için aktif birer denetleyici olmalıdırlar. Çocuklarda öz denetimin kazanılması ve belirli bir olgunluk seviyesine ulaşabilmeleri için ebeveynlerinin uygun çözümler önermelerine ve onların rehberliğine ihtiyaçları vardır.</p>
<p><strong>Problem çözme becerisi kazandırmak; </strong>problemlerin iyi çözümleri ve kötü çözümleri vardır. Fakat bu farklılığı çocuklar nasıl ayırt edecekler? Eğer bir çocuk kabul edilemez bir çözüm önerirse ona açıkça davranışın kabul edilemezliği açıklanmalı ve nedenleri anlatılmalıdır. O çözüm uygulandığında sonucun ne olacağı tartışılmalıdır. Ayrıca her durum için birden çok çözüm olduğu ve her çözümün de sonucu olduğu açıklanmalıdır. Daha sonra denemesi için olumlu çözümler önerilmelidir .</p>
<p><strong>Fazla müdahale etmemek;</strong> çocukların yanlış ve zarar verici bir davranışı gözlendiğinde, en iyisi aşırı tepki vermemektir. Azarlamak veya cezalandırmak yerine, olumsuz davranışından dolayı onu oyun alanından uzaklaştırmak ya da kısa bir ara verip onu oyundan alıp sessizce oturup bekleyeceği bir yere koymak daha etkili olabilmektedir. Eğitimciler ve ebeveynler tarafından sıklıkla kullanılan ve bazı otoriteler tarafından sık kullanımının az etkili olacağı düşünülen“istenilmeyen davranışa bir süre için ara verme” yaklaşımı, diğer yaklaşımlara göre daha davranışsal olmakla beraber çok basit olarak“senin davranışın kabul edilmeyen bir davranış ve bunu değiştirmedikçe bu etkinliğe katılmana izin verilmeyecek” mesajını vermektedir. Etkinliklerden uzakta bir yerde oturtmak, iki ve iki buçuk yaş grubu çocuklar için kavramları anlamakta zorlanacakları için uygun çözümler değildir. Okulöncesi ve ilkokul çocukları için yanlış davranışların uygun olmadığını anlamaları ve sakince oturmaları için bir zaman olarak düşünülebilir. Öncelikle neden böyle bir davranışla karşılaştığı ve aynı durumla gelecek sefer karşılaştığında farklı olarak ne yapabileceği de çocuğa sorulmalıdır.</p>
<p><strong>Gerektiğinde uzman yardımı almak;</strong> birçok çocuk, okulöncesi yıllarında davranış problemleri göstermekte ve sabırlı ebeveynleri sayesinde problemlerini çözmektedirler. Az bir kısmı bu davranış problemlerinin şiddetine ve süresine bağlı olarak uzman yardımına ihtiyaç duymaktadır. Ebeveyn yaşamında ayrılık veya boşanma gibi stresli dönemlerde alınan uzman yardımı ile yaşamın bundan sonraki yıllarında olabilecek sorunlar önlenebilmektedir.</p>
<p><strong>Çocuğa ve kendinize karşı sabırlı olmak;</strong> tüm bunları uyguladıktan sonra yapılması gereken bir şey daha vardır; o da yeni iletişim yolları denerken kendinize ve çocuğunuza karşı sabırlı olmak.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki hâlâ bazı yanlış davranışlar ortaya çıkabilir. Ebeveynler ve çocuklar için disiplin, pozitif, etkili ve doğru temeller yaratarak devam edip giden bir öğrenme sürecidir. Bu öğrenme sürecinde eğer ebeveynler sürekli olarak çocuklarına yapmaları ve yapmamaları gerekenleri söylediklerinde hem çocuklarının öz denetimlerini kazanmalarını engelleyecek hem de onların gerçek yaşama hazırlanmalarını zorlaştırmış olacaklardır. Davranışlarının sonuçlarını gördüklerinde, alternatif davranışlar önerildiğinde çocuklar disiplin edilmiş ve aynı zamanda da kendilerini kontrol etmeyi de öğrenmiş olacaklardır. Böylece çocuklar diğer insanlarla uyumlu ilişkiler kuran, ihtiyaçlarını dengeleyen, kendileri hakkında iyi düşünen bağımsız bireyler hâline geleceklerdir. Çocuklarımıza olan sevgimiz, saygımız, güvenimiz ve hoşgörümüz onların zamanla öz denetimli bir kişi olmalarını sağlayarak yaşama kolay uyum yapmalarını ve yaşamdan zevk almalarını kolaylaştıracaktır.</p>
<p><strong><em>TÜM GÜZELLİKLER ÇOCUKLARIMIZ İÇİN…  </em></strong></p>
<p><strong><em>Elele ve sevgiyle…   </em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/blog/pozitif-disiplin-nedir/">Pozitif disiplin nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul Korkusu</title>
		<link>https://bandococukevi.com/blog/okul-korkusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BandoCocukEvi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Apr 2018 20:56:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bandococukevi.com/?p=4244</guid>

					<description><![CDATA[<p>OKUL KORKUSU NEDİR? Okul korkusu, çocuklarda okula gitmek istememe ve gitmeme durumudur. Okul ilk başlama zamanlarında daha sık görülmekle birlikte okul yaşamının daha sonraki yıllarında da ortaya çıkabilir. OKUL KORKUSUNUN ÖZELLİKLERİ  Okul korkusu genellikle 6-10 yaşları arasında ortaya çıkar. Ancak ilkokuldan liseye kadar her yaşta görülebilir.  Okul fobisi kronik ve akut(geçici) olmak üzere [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/blog/okul-korkusu/">Okul Korkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>OKUL KORKUSU NEDİR?</strong></p>
<p>Okul korkusu, çocuklarda okula gitmek istememe ve gitmeme durumudur. Okul ilk başlama zamanlarında daha sık görülmekle birlikte okul yaşamının daha sonraki yıllarında da ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>OKUL KORKUSUNUN ÖZELLİKLERİ</strong></p>
<p> Okul korkusu genellikle 6-10 yaşları arasında ortaya çıkar. Ancak ilkokuldan liseye kadar her yaşta görülebilir.<br />
 Okul fobisi kronik ve akut(geçici) olmak üzere iki çeşittir. Kronik okul fobisi zamanla oluşur. Bu fobinin oluşmasında kişinin çocukluk yıllarındaki okul fobisini de içine alan çeşitli davranış problemlerinin rolü büyüktür.<br />
 Çocuğun okul korkusunu yenip okula alışma dönemi ortalama 3-4 hafta kadardır.<br />
 En çok ilköğretime başladığı dönemde ortaya çıkmakla birlikte anasınıfına ve yuvaya başlama zamanında ve okul yaşantısının ilerleyen yıllarında da görülmektedir.<br />
 Bu çocuklar genellikle sosyal ilişki kurmakta güçlük çeken, içe kapanık, utangaç çocuklardır. Başarı kaygısı duyarlar ve aşırı onay beklerler.<br />
 Bu çocuklar ailelerine özellikle annelerine bağımlıdırlar. Anne ve babaları olmadan bir yere gitmek, bir şey yapmak istemezler.<br />
 Psikosomatik belirtiler görülmektedir.Karınlarının, başlarının ağrıdığını, hasta olduklarını söylerler. Bu yakınmalar evde kalmalarına izin verildiğinde sona erer.<br />
 İştahsızlık ve uykusuzluk görülmektedir.</p>
<p><strong>OKUL KORKUSUNUN NEDENLERİ</strong></p>
<p> Okul korkusunu temelinde çocuğun anne babaya çoğunlukla da anneye<br />
aşırı bağımlı olması ve anne babadan ayrılma korkusu yatar.<br />
 Çocuk anne babası olmadığında kendisine veya anne babasına bir şey olacağından korkuyor olabilir.<br />
 Yeni bir kardeşin doğumuyla kardeş kıskançlığının ortaya çıktığı durumlarda görülebilir.<br />
 Sorumluluğu almaktan korkabilir.<br />
 Anne babanın çocuğun okula başlamasıyla geliştirdikleri endişe ve kaygıları çocuğa yansıtmaları sonucu çocukta okul korkusu çıkabilir.<br />
 Annenin de çocuğa bağımlı olması okul korkusunu tetikleyebilir.<br />
 Çocuğun geç saatlere kadar ayakta kalması gitmek istememesine neden olabilir.<br />
 Performans kaygısı yaşayan çocuklar başarısız olma endişesiyle okula gitmek istemeyebilirler.<br />
 Öğretmenin ilgi ve sevgisi diğer çocuklara da yöneleceğinden çocuk kendisine gösterilen ilgi ve sevgiden tatmin olmayabilir.</p>
<p><strong>ANNE BABAYA ÖNERİLER</strong></p>
<p> Anne baba çocukta bağımlılığa yol açacak aşırı koruyucu tutumdan kaçınmalıdır.<br />
 Küçük yaşlardan itibaren çocuğa ayrılıkların doğal olduğu hissettirilmeli, vedalaşmalar kısa tutulmalıdır.<br />
 Anne babalar kaygılarını çocuğa hissettirmemelidir.<br />
 Çocuğun gece erken yatması ve sabah uykusunu almış olarak kalkması sağlanmalıdır. Küçük çocukların 9-10 saatlik uykuya ihtiyaçları vardır.<br />
 Okul yaşantısı beraberinde düzen ve disiplini getirdiği için öncelikle çocuğun evde düzenli, disiplinli bir yaşam tarzını oluşturması sağlanmalıdır.<br />
 Çocuğun çantasına ailesini hatırlatacak küçük bir obje ya da resim koymak ve özlemini giderebileceği söylemek faydalı olur.<br />
 Çocukla içinde bulunduğu durumla ilgili ne hissettiği paylaşılmalıdır.<br />
 Çocuğa bu korkunu sadece omun başına gelmediğini, onun yaşında diğer çocukların da bu ya da buna benzer korkular yaşayabileceklerini söylemek daha sağlıklı olacaktır.<br />
 Okula gitme korkusunda ödün verilmemeli, mutlaka okula gitmesi sağlanmalıdır. Okula devam etmeme çocuğun okuldan daha çok soğumasına neden olur.<br />
 Çocuk okula gittiği zamanlarda maddi olmamak şartıyla ödüllendirilebilir.<br />
 Okulda olduğu zamanların yani ayrılığın geçici olduğunu anlatın. Bunun için bir saat resmi hazırlayıp saat üstünde onun okulda olduğu zaman gösterebilir.<br />
 Çocuğa neden okula gitmesi gerektiği ve gitmezse neler kaçıracağı anlatılmalıdır.</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/blog/okul-korkusu/">Okul Korkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çoklu Zeka</title>
		<link>https://bandococukevi.com/blog/coklu-zeka/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BandoCocukEvi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Apr 2018 20:50:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bandococukevi.com/?p=4240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bildiğiniz üzere okulumuzda çocuklarımızın birçok farklı alanlarının gelişimini destekleme çabası içerisindeyiz. Çocuklarımızın duygusal, sosyal, fiziksel, bilişsel ve dil gelişimlerini yaş düzeylerine uygun olarak hazırladığımız programlar dahilinde “yaşayarak, deneyerek, eğlenerek” öğrenme felsefesiyle daha üst seviyelere taşımaya gayret ediyoruz.1. Dönem sonuna yaklaştığımız şu günlerde öğretmenler ve rehberlik birimi ortak çalışmasıyla çocuklarımızın gelişim raporları hazırlanmaktadır. Tüm kadromuz adına [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/blog/coklu-zeka/">Çoklu Zeka</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bildiğiniz üzere okulumuzda çocuklarımızın birçok farklı alanlarının gelişimini destekleme çabası içerisindeyiz. Çocuklarımızın duygusal, sosyal, fiziksel, bilişsel ve dil gelişimlerini yaş düzeylerine uygun olarak hazırladığımız programlar dahilinde “yaşayarak, deneyerek, eğlenerek” öğrenme felsefesiyle daha üst seviyelere taşımaya gayret ediyoruz.1. Dönem sonuna yaklaştığımız şu günlerde öğretmenler ve rehberlik birimi ortak çalışmasıyla çocuklarımızın gelişim raporları hazırlanmaktadır. Tüm kadromuz adına şunu söylemeliyiz ki; tüm çocuklarımızla gurur duyuyoruz, çünkü sene başından bu yana gösterdiğimiz çabaların karşılığını bizlere veriyorlar. Evet, çocuklarımızda birçok alanda gelişim gözlemliyoruz, ancak sizlerden dikkate almanızı istediğimiz bir şey var ki o da her alanın aynı anda ve aynı hızda gelişim göstermediğidir. Her yeni öğrenilen bilgi için farklı farklı anlatım ve öğretim yolları kullanılıyor olsa da çocuklarımızın bireysel farklılıkları, yatkınlıkları ve potansiyelleri doğrultusunda geliştirdikleri yönlerinin ağırlıkları birbirinden farklıdır. Bu farklılıkların kaynaklarını daha iyi açıklayabilmek adına bu hafta çoklu zeka kuramını ele almak istedik.</p>
<p>Yıllarca insanların doğuştan geldiğine inanılan belli bir zekaya sahip olduğu, yaşamını onunla sürdürdüğü görüşü hâkimken artık günümüzde insan zekasının sınırları, araştırmalarla birlikte yeniden çizilmeye başlandı.</p>
<p>Günümüzde IQ’nun hayattaki başarı konusunda zayıf bir gösterge olduğuna dair pek çok bulgu ortaya çıkarılmıştır. IQ’nun doğru kabullenilip yıllarca hakimiyetini sürdürmesi sonucu, toplumlar zekanın sınırlı olarak ele alınması ile belirlenen kalıba uymayan pek çok yaratıcı akıldan mahrum kalmıştır.</p>
<p>Geçen uzun yıllar sonunda ortaya çıkan ürünler hem eğitimciler hem de aileler açısından hiç umut verici değildi. Çünkü okul hayatı boyunca başarılı sayılan öğrenciler, mezuniyet sonrası büyük sıkıntılarla iş hayatına girebiliyor ve gerçek hayata uyumda pek çok sıkıntı yaşıyorlardı.</p>
<p>Bir öğrenme psikoloğu olan Howard GARDNER zeka kavramına farklı bir boyut getirdi. GARDNER, 1983’te yazdığı “ Aklın Çerçeveleri” adlı kitabında kültürlerin ve bilim adamlarının zekayı çok kısıtlı olarak tanımlayarak ele aldıklarını, zekanın bir veya birkaç faktörden çok daha fazlasını içerdiğini ve her insanda 7 farklı zekanın bulunduğu tezini ortaya attı.<br />
Prof. GARDNER, çalışmaları sonucu zekayı yeniden tanımladı. Zeka, değişen dünyada yaşamak ve değişimlere uyum sağlamak amacıyla her insanda kendine özgü bulunan yetenekler ve beceriler bütünüdür. İnsan zekası yaşamın her anında, bir makineyi icat ederken, bir hedefi gerçekleştirirken, insanları ikna ederken, bir söküğü dikerken veya bir resim çizerken, bir rolü canlandırırken çok farklı zaman ve durumlarda harekete geçer ve kullanılır.</p>
<p><strong>Prof. GARDNER’ın tanımladığı zeka türleri :</strong><br />
<strong> Sözel – Dilsel Zeka</strong><br />
<strong> Mantıksal – Matematiksel Zeka</strong><br />
<strong> Görsel – Mekansal Zeka</strong><br />
<strong> Bedensel – Kinestetik Zeka</strong><br />
<strong> Müziksel – Ritmik Zeka</strong><br />
<strong> Kişisel – İçsel Zeka</strong><br />
<strong> Kişilerarası – Sosyal Zeka</strong><br />
<strong> Doğa – Varoluşcu Zeka</strong></p>
<p>Son iki yıldır Sosyal ve Kişisel Zekalar bilim adamları ve eğitim bilimciler tarafından “ Duygusal Zeka” başlığı altında ele alınmaktadır. 1995 yılında Doğa Zekası, (doğadaki nesneleri tanıma ve sıralama becerisi) 8. zeka olarak kabul edildi ve üzerinde çalışmalar sürdürülmektedir.</p>
<p>Sözel &#8211; Dilsel Zeka: Dili etkili bir biçimde kullanma, kelimelerle ve seslerle düşünme, dildeki kompleks anlamları kavrayabilme, insanları ikna edebilme, dildeki farklı yapıları fark edebilme, yeni yapılar oluşturabilme, farklı dilsel kalıplarla ilgilenme becerisidir.</p>
<p><strong>Sözel – Dilsel Zekaya Sahip İnsanların Özellikleri :</strong></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Farklı kelimeleri, sesleri, ritimleri, renkleri dinler ve tepkide bulunur.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Diğer insanların seslerini, dil üslubunu, okumasını ve yazmasını taklit edebilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Dinleyerek, okuyarak, yazarak ve konuşarak öğrenir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Cümleleri dinler, yorumlar, farklı bir tarzda ifade eder ve söylediklerini hatırlar.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Okuduklarını anlar, özetler ve kolaylıkla hatırlar.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Farklı zamanlarda, farklı amaçlar için, farklı gruplara etkili bir biçimde hitap edebilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Dinleyicileri, konuşmaları ile etkiler. Okuma, yazma, dinleme ve konuşma gibi dil sanatlarında farklı yapılar oluşturabilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Dilbilgisi kurallarını etkili bir biçimde kullanarak yazar. Kelime dağarcığı zengindir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Farklı dilleri öğrenme becerisine sahiptir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Hikaye, şiir yazma gibi etkinliklerden zevk alır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Yeni dil formları oluşturur.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Etkili dinleme becerilerine sahiptir.</p>
<p>Matematiksel – Mantıksal Zeka: Sayılarla çalışma, muhakeme etme, tümevarım ve tümdengelim teknikleri ile düşünebilme, soyut ve sembolik problemleri çözebilme, kavramlar, düşünceler ve fikirler arası kompleks ilişkileri algılayabilme becerisidir.</p>
<p><strong>Matematiksel – Mantıksal Zekaya Sahip İnsanların Özellikleri:</strong></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Neden sonuç ilişkilerini çok iyi kurar.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Somut cisimleri soyut sembolik ifadelere dönüştürebilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Mantıksal problem çözümlerinde başarılıdır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Hipotezler kurar ve sınar.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Bulmaca ve zeka oyunlarını sever.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Miktar tahminlerinde bulunur.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Grafikler ya da şekiller halinde verilen (görsel) bilgileri yorumlar.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Bilgisayar programları hazırlar.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Grafik, şema, şekillerle çalışmaktan hoşlanır.</p>
<p>Görsel – Mekansal Zeka: Resimlerle, şekillerle düşünebilme, görsel dünyayı algılayabilme, şekil, renk ve dokuları zihnin gözleriyle görebilme ve bunları sanatsal formlara dönüştürebilme yeteneğidir. Psiko-motor becerilerin gelişmesiyle başlar, el-vücut-beyin koordinasyonunun gelişimi küçük kas gelişiminin mükemmel çalışmalarıyla geliştirilebilir.</p>
<p><strong>Görsel ve Mekansal Zekaya Sahip İnsanların Özellikleri:</strong></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Görerek ve gözleyerek öğrenir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Kolaylıkla yön bulma becerisine sahiptir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Grafik, diyagram, harita, şekil ve modelleri yorumlayabilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Dinlediklerinden zihinsel objeler hayaller, resimler üretir. Öğrendiği bilgileri hatırlamada bu zihinsel resimleri kullanır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Çizmek, resim yapmak, boyamak ve modeller oluşturmaktan zevk alır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Üç boyutlu ürünler hazırlamaktan hoşlanır.<br />
Origami ve maketler hazırlar. Bir objenin farklı açılardan perspektifini anlayabilir, onu zihninde canlandırabilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Öğrendiği bilgileri somut ve görsel sunuşlara dönüştürür.</p>
<p>Kinestetik – Bedensel Zeka: Aklın ve vücudun mükemmel bir fiziksel performansla birleştirilerek belli bir amaca yönelik faaliyetlerin sergilenebilmesi yeteneğidir.</p>
<p><strong>Kinestetik ve Bedensel Zekaya Sahip İnsanların Özellikleri:</strong></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Zihin ve vücut koordinasyonlarını etkili bir biçimde kullanır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Sağlıklı yaşam konusunda vücuduna özen gösterir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Fiziksel işlerde, görevlerde denge, zerafet, maharet ve dakiklik gösterir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Çevresini, nesneleri, eşyaları dokunarak ve hareket ederek inceler. Öğrendiklerine dokunmayı ya da onları kullanmayı tercih eder.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Fiziksel maharet isteyen alanlarda ( dans, spor&#8230;) yenilikler keşfeder ve farklılıklar ortaya çıkarır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Rol yapma, atletizm, dans, dikiş nakış gibi alanlarda yeteneği vardır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Aktif katılımla daha iyi öğrenir. Söylenenden daha çok yapılanı hatırlar.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Gezi-inceleme-model/ maket yapma gibi fiziksel aktivitelere katılımdan zevk alır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Organizasyon yapma özelliği gelişmiştir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Bulundukları çevreye ve onu kapsayan sistemlere karşı duyarlıdır ve sorumlu davranır.</p>
<p>Kişilerarası-Sosyal Zeka: İnsan aklının en önemli özelliklerindendir. İnsanlarla birlikte çalışabilme, Sözel – Bedensel Zeka dilini etkili bir biçimde kullanarak çok farklı karakterlere sahip insanlarla kolaylıkla iletişim kurabilme, insanları yönetebilme, onlarla uyumlu çalışabilme ve insanları ikna edebilme becerisidir.</p>
<p><strong>Sosyal Zekaya Sahip Bireylerin Özellikleri:</strong></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Yaşıtları ile ya da farklı yaş grupları ile birlikte olmaktan zevk alır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Diğer insanların duygularına karşı duyarlıdır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Diğer insanları konuşmaları ile etkiler.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Grup ve takım çalışmalarından, çok özel ve mükemmel ürünler ortaya çıkararak, gruplar halinde çalışmaktan zevk alır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Farklı kültürler, farklı yaşam tarzları konusunda çok meraklıdır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Çok küçük yaşlarda bile toplumsal ve politik sorunlarla ilgilenebilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Güçlü bir espri yeteneğine sahiptir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Davranışlarının sonuçlarını değerlendirebilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />İnsanların her tür davranışına karşı kabul edicidir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Sözel ve bedensel dili etkili bir biçimde kullanır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Farklı ortamlara, farklı insan topluluklarına girdiklerinde kolaylıkla uyum sağlayabilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />İnsanları organize etme yetenekleri vardır. Liderlik vasıflarını taşır.</p>
<p>Kişisel- İçsel Zeka: Kendimiz hakkındaki duygu ve düşünceleri şekillendirebilme, yaşamı sürdürebilme ve yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizle, hayat felsefemizi oluşturabilme, yaşamımızı bu doğrultuda planlanma, kişisel istek ve hayaller oluşturabilme becerisidir.</p>
<p><strong>Kişisel Zekaya Sahip İnsanların Özellikleri :</strong></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Yalnız kalmaktan hoşlanır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Yaşadığı her olay ve deneyim üzerinde çok fazla düşünür.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Kendi içinde bir değer ve anlayış sistemi oluşturur.Her şeyde kendinden bir şey arar.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Kendi duygu ve düşüncelerinin farkındadır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Kendisini farklı tarzlarda ifade edebilir ; yazar,ressam,heykeltraş&#8230;vb.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Yaşam felsefesini oluşturmaya yönelik bir anlayış içindedir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Bireysel çalışmalardan zevk alır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Yaşamında motivasyon kaynağı, hedefleridir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Kendisi üzerinde düşünmek için çok zaman harcar ve sürekli bir kişisel değerlendirme süreci yaşar.</p>
<p>Müziksel – Ritmik Zeka: Sesler, notalar, ritimlerle düşünme, farklı sesleri tanıma ve yeni sesler, ritimler üretme, ritmik ve tonal kavramları tanıma ve kullanma, çevreden gelen seslere ve müzik aletlerine karşı duyarlı olabilme becerisidir.</p>
<p><strong>Müziksel Zekaya Sahip İnsanların Özellikleri</strong></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />İnsan sesi ve çevreden gelen sesler gibi çok farklı seslere karşı duyarlıdır, dinler ve tepkide bulunur.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Müziği yaşamında kullanmak için fırsatlar oluşturur.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Seslerle nota ve ritimlere karşı özel bir ilgiye sahiptir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Müziği hareketlerle birleştirerek farklı figürler ortaya çıkarabilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Müziksel enstrümanlara karşı ilgilidir. Enstrümanları kullanmayı kolaylıkla öğrenebilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Orijinal müzik kompozisyonları oluşturabilir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Ritim tutar.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Öğrendiği şarkıları mırıldanarak gezer.</p>
<p>Doğa Zekası: Doğadaki tüm canlıları tanıma, araştırma ve canlıların yaratılışları üzerine düşünme becerisidir.</p>
<p><strong>Doğa Zekası Gelişmiş İnsanların Özellikleri :</strong></p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Doğadaki hemen her canlının yaşamına ilgi duyar. Farklı canlı türlerinin isimlerine karşı dikkatlidir; çiçek türleri, hayvan türleri onlar için çok çekicidir.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Zooloji, botanik, organik kimya, tıp, fotoğrafçılık, dağcılık, izcilik, vb. gibi alanlara ilgi duyar.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Seyahat etmeyi, belgeseller izlemeyi severken, doğa ve gezi dergilerini incelemekten hoşlanır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Doğadaki bitki türlerine karşı duyarlıdır.<br />
<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2665.png" alt="♥" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />Doğanın insanlar üzerindeki ya da insanın doğa üzerindeki etkisi ile ilgilenir.</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/blog/coklu-zeka/">Çoklu Zeka</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Uyum ve Davranış Sorunları</title>
		<link>https://bandococukevi.com/blog/cocuklarda-uyum-ve-davranis-sorunlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BandoCocukEvi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Apr 2018 20:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bandococukevi.com/?p=4225</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gelişim basamaklarında çocukların karşılaştığı sorunlar çok çeşitlidir Bunların bir çoğu döneme özgü olan ana babanın desteğiyle çözümlenebilir sorunlardır Eğer çocuk karşılaştığı sorunlar karşısında uygun baş etme yolları ararken anne babadan yeterli destek görmezse çocuk içinde bulunduğu sorun çözümlenebilecekken daha karmaşıklaşır Çocuğun engellerle karşılaşıp onları aşarak yeni duruma uyma çabası kişilik gelişimini ve ruhsal gücü arttırır [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/blog/cocuklarda-uyum-ve-davranis-sorunlari/">Çocuklarda Uyum ve Davranış Sorunları</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wpb-content-wrapper"><p>Gelişim basamaklarında çocukların karşılaştığı sorunlar çok çeşitlidir Bunların bir çoğu döneme özgü olan ana babanın desteğiyle çözümlenebilir sorunlardır Eğer çocuk karşılaştığı sorunlar karşısında uygun baş etme yolları ararken anne babadan yeterli destek görmezse çocuk içinde bulunduğu sorun çözümlenebilecekken daha karmaşıklaşır Çocuğun engellerle karşılaşıp onları aşarak yeni duruma uyma çabası kişilik gelişimini ve ruhsal gücü arttırır</p>
<p>Çocuğun ruhsal gelişiminde anne babanın desteğiyle birlikte tutumu da çok önemlidir Örneğin; çocuğa kendi başına yemek yeme alışkanlığı verilemezse tuvalet eğitimi 2-3 yaşlarında sağlanamazsa sorunlar bir sonraki döneme aktarılır ve yeni dönem sorunlarıyla giderek büyür</p>
<p>Çocuklardaki ruhsal sorunlar dış etkenler, çocuğun yapısı ya da uyumsuzluklardan kaynaklanabilmektedir</p>
<p>İstenmeyen uyum ve davranış sorunlarının çocuğun gelişim döneminin getirdiği normal bir davranış sorunu mu yoksa gerçekten bir davranış problemi söz konusu mu şeklindeki soruları doğru yanıtlayabilmek için bu davranışları dikkatli bir şekilde değerlendirmek gerekir.</p>
<p><strong>Bu sorunlardan kısaca bahsetmek gerekirse;</strong><br />
<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper"><div class="vc_tta-container" data-vc-action="collapse"><div class="vc_general vc_tta vc_tta-accordion vc_tta-color-grey vc_tta-style-classic vc_tta-shape-rounded vc_tta-o-shape-group vc_tta-controls-align-default"><div class="vc_tta-panels-container"><div class="vc_tta-panels"><div class="vc_tta-panel vc_active" id="1524082639919-7445201d-4028" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524082639919-7445201d-4028" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Kekemelik</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Kekemelik çocuklarda 2-2,5 yaşlarından 12,5-15 yaşlarına kadar ortaya çıkabilen bir uyum ve davranış bozukluğudur.Ergenlik döneminden sonra gençlerin kekeme olma ihtimali azalmaktadır. Genellikle,çocuklarda ve 2-5 yaşları arasında ortaya çıkan kekemeliğin farklı sebepleri vardır.Bu sebepler çok çeşitli olmakla birlikte, Travma tik yaşantılar ve korkular ,Yangın, deprem,sel gibi afetler ,Hayvandan korkma ( genelde kedi ve köpek) ,Tüp patlaması, bina çökmesi gibi olaylar Trafik kazaları ,Ateşli hastalık ve ameliyatlar ,Bir kavgaya tanık olma ,Sesle korkutulma ,Kardeş kıskançlığı ,Kekeme birini taklit etme,Evdeki kavgalar ve huzursuzluklar ,Çocuğa uygulanan şiddet Anne-baba arasındaki şiddet, Aile fertlerinden birinin ölümü ,Boşanma nedeniyle anne-babadan ayrılma ,Ani seyahatler nedeniyle ayrılık ,Evcil hayvanın ölümü veya hayvandan ayrılma,Baskıcı, aşırı disiplinli aile tutumları , Aşırı koruyucu aile tutumları ve Alaycı, aşağılayıcı aile tutumları bunların en belirginleridir.</p>
<p>Çocuklarda görülen psikolojik kökenli kekemelik, çocuğun çevresindeki kişilerin yanlış tutumlarıyla iyice kuvvetlenebilir ve pekişebilir. Anne-baba bu konuda dikkatli davransa bile, çocuğun etkileşimde olduğu diğer aile bireyleri, okul arkadaşları, öğretmenleri ve komşuların yaptığı hatalar nedeniyle çocuğun kekemeliği artabilir veya kekemelik nedeniyle başka sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle ailelerin, kekemeliğin kendiliğinden geçmesini beklemeleri doğru değildir. Kekemelik kendisi bir sorun olmanın ötesinde, yeni sorunlara da sebep olabildiği için, anne-babaların en kısa zamanda bir uzmandan yardım almaları gerekir. Aileler gittikleri uzmandan, yalnız kekemeliğin tedavisi için değil, kekeme çocuğa karşı tutumlar ve kekemeliğe bağlı gelişebilecek yeni sorunların önlenmesi için yapılması gerekenlerle ilgili de yardım almalıdırlar.</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524082713301-3d10cc1f-af67" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524082713301-3d10cc1f-af67" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Parmak Emme</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Parmak emme, normal çocuklarda herhangi bir pisko-patolojik etken olmaksızın 3-4 yaşlarına kadar görülen bir olgudur. Bebeklerin çoğu başparmaklarını ya da diğer parmaklarını emerler. Zararsız bir davranış olan parmak emmeye hemen bebeklerin tümünde rastlanmasının en önde gelen nedeni,yeni doğan bebeklerin parmak emmeyi daha anne rahminde, (uterus) öğrenmiş bulunmaları ve doğuştan sahip oldukları en güçlü reflekslerden birinin emme refleksi olmasıdır.Nitekim ender olarak yeni doğan bazı bebeklerin parmak ya da bileklerinde görülen kabarcıklar bunun bir sonucu olmaktır.</p>
<p>Çocuk 4-5 yaşlarına geldiğinde parmağını emmeye devam ediyorsa kendisine telkinlerde bulunmak faydalı olabilir. Çocuğa bu yaptığının çocukça bir davranış olduğu başkalarının gözüne hoş görünmediği onun anlayabileceği bir dille anlatılır. Çocuklar bu yaşlarda genellikle büyük bir insan gibi olmaya, ebeveyni taklit etmeye özenir. Çoğu zaman onlar gibi davranır. Ebeveyn çocuğun bu durumunu çok iyi değerlendirmelidir. Kendilerinin parmak emmediklerini, çünkü bu durumun pek hoş olmadığını söylemeleri çoğu zaman etkili olabilir.</p>
<p>Parmak emme davranışının ortadan kaldırılmasına yönelik öneriler ise şöyle sıralanabilir; Aile içerisindeki olumsuz ilişkilerde çocuğun utanma, kendini suçlu hissetme, gergin olma ve kendini güvende hissetmeme durumlarında çocuğa destek olunmalıdır Aileye yeni bir bebeğin gelmesi ile çocuk ona olan ilginin azaldığını düşünüp parmak emme davranışını gösterebilir Bu yüzden çocuğa olan ilgi arttırılmalıdır Arkadaşları ve yetişkinlerle olan iletişimde özgüven eksikliğinin giderilmesi konusunda destek olunmalıdır Okul ortamında öğretmen utanma, suçluluk, sıkılma gibi davranışlar karşısında sosyalleşmesini kolaylaştırıcı sorumluluklar vermesi ve etkinliklere aktif olarak katılmasını sağlamalıdır Parmak emme davranışını bir arkadaşından veya yetişkinden model almasını sağlayıcı durumlardan kaçınılmalıdır Çocuğa parmak emme davranışının ne kadar zararlı olduğunu, parmağını acıttığını, ağız ve dişlerine zarar vereceğini anlatmak gerekir</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524082712586-108afa98-b94f" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524082712586-108afa98-b94f" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Tırnak Yeme</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Tırnak yeme alışkanlığına 3-4 yaşlarından önce sıklıkla rastlanılmaz Tırnak yeme bir güvensizlik belirtisi olarak kabul edilir Aile içinde aşırı baskıcı ve otoriter bir eğitimin uygulanması, kıskançlık, yetersiz sevgi, gerginlik, azarlanma yada örseleyici davranışlara maruz kalma tırnak yemeye neden olan etkenler arasında sayılabilir</p>
<p>Tırnak yeme davranışının ortadan kaldırılmasına yönelik öneriler şöyledir; Çocuğun tırnak yeme davranışı küçük yaşlarda görmemezlikten gelinmelidir Çocuğun kendine olan güveninin arttırılması gerekir Bu yüzden başarabileceği küçük sorumluluklar verilmelidir Çocuğun çevresindeki yetişkinler ve arkadaşları ile olan iletişimin etkili olması sağlanmalıdır Baskıcı ve otoriter aile tutumlarından kaçınılmalıdır Okul ortamında grup içinde etkili olabileceği roller verilmelidir Çocuğu örselemeden bu davranışın onun çirkin ellere sahip olmasını sağlayacağı açıklanmalıdır Kız çocuklarına manikür malzemesi alınarak ve tırnaklarına oje sürülerek tırnak yememeye özendirilmelidir</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524082711959-19ee08b9-dbc8" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524082711959-19ee08b9-dbc8" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Korkular</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Korkular çevresel tehlikeye normal bir reaksiyondur Korku bebeklik döneminde yüksek gürültü, ani hareketler, tanımadığı insanlar ve hayvanlardan korkma şeklindeyken; okul öncesi dönemde trafik kazaları, yangın, ceza, hayali yaratıklar ve kabuslardır Son çocuklukta ise vücutsal zararlar, TV’deki filmlerden etkilenme, okul başarısızlığı gibi korkular gözlemlenir</p>
<p>Anne babadan ayrılma çocuğu tedirgin eder, güvenini sarsar ve anne babanın onu terketmesinden korkar Çocuklarını korku ile yetiştiren veya aşırı koruyucu olan ailelerin çocuklarında korku oranı daha fazladır Çocuğun evde tanık olduğu çeşitli kavgalar, hastalık durumları,ameliyat olma, deprem, yangın, su baskını gibi durumlarla karşılaşan çocuklarda da korku yoğun olarak görülür.<br />
Korkunun Oluşmasını Engellemeye Yönelik Öneriler şöyle sıralanabilir; Çocuğu disipline etmek için onun korktuğu durumlar kullanılmamalıdır 2-3 yaş çocuklarının gerçekten korunmaya gereksinimleri vardır Bu yüzden çocukların oyunlarının denetlenmesi, çeşitli tehlikelere karşı önlemler alınması gereklidir Aşırı koruyucu olmak çocuğun karşılaştığı durumlarla başa çıkma becerisini geliştirmez ve çocuğu ürkek yapar Çocuğun korkuları karşısında sert tepkilerden kaçınılmalıdır Korkularından dolayı çocuğu ayıplamak, utandırmak, alay etmek ve korkunun üstüne gitmekten kaçınılmalıdır Çocuk oyundan ve arkadaştan yoksunsa buna olanak yaratın Çocuğun korkuları tanınmalı ve onları bastırmamalı ve bir korkuyu diğer bir korku ile yenmeye çalışılmamalıdır Çocuğa korkularını yenme konusunda küçük adımlarla başlayarak destek olun Örneğin denizden korkan çocuğu sadece su ile barışmasını sağlamak için kumsalda küçük bir su havuzu yapın</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524082711268-8fd553d0-3a08" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524082711268-8fd553d0-3a08" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Kaygı Bozuklukları</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Korku ve kaygı birbirine çok yakın ilişkili ancak farklı kavramlardır Korku belli bir nesne yada durumdan oluşurken, kaygı da daha çok nesne belirsizdir<br />
Kaygılı çocuk gergin, endişeli ve duygusaldır Kaygılı çocuk karşılaştığı yeni durumlarda fazla heyecanlıdır Bu durum tırnak yeme, saçı ile oynama gibi bazı fiziksel davranışlar göstermesini sağlar Kaygılı çocuk kurallara uymaya özen gösterir Kendisine kızılmasına veya eleştiriye<br />
karşı duyarlıdır Ayrıca çocuktaki kaygı fizyolojik bir rahatsızlığın kalıntıları olabilir Kendi gelişimsel uygunluğu içinde çocuklar pek çok kaygı yaşayabilir Ancak uygunluk yaşını çoktan aşmış ise o zaman geçici olmayan bir hal almış olabilir Kaygı düzeyinin yüksek olması çocukların diğer insanlarla olan ilişkilerine bakıldığında; sosyal ortamlardan izole olma, iyi ilişkiler geliştirememe gibi güçlükler görülebilir Bu durum çocuğu saldırgan yapabileceği gibi, içe kapanık, itaatkar ve çekingen de yapabilir</p>
<p>Kaygının Oluşmasını Engellemeye Yönelik Öneriler şöyle sıralanabilir; Çocuğa kaygı veren ortamlardan kaçınılmalıdır Kaygı durumunun organik kökenli bir rahatsızlık sonucu olup olmadığını belirlemek için tıbbi yardım almak gerekir Çocuğun kendine olan güvenini arttırıcı faaliyetlerde bulunmasına destek olunmalıdır. Ailevi sorunlar çocuktaki kaygıyı arttırdığı unutulmamalıdır Okul ortamında arkadaşları ve öğretmenleri ile olan ilişkilerinde kaygı düzeyini azaltmak için onun ilgisini çeken materyaller ve etkinlikler düzenlenerek kafasında oluşturduğu kaygı yumağı dağıtılmaya çalışılmalıdır Sınıftaki aktivitelerde etkin rol alması, başarabileceği sorumluluklar verilmesi ve süreçli olumlu pekiştireçler kullanarak özgüveni desteklenmelidir Çocuğun aktif katılımı ve arkadaşları arasındaki kabulünü kolaylaştırmak gerekir Kaygı durumlarında çocuğun arkadaşlarından destek alarak kaygı düzeyini azaltmak yararlı olur Kaygının nedenlerini araştırmak ve çocuğa anlayabileceği bir dille bu kaygıların önemli olmadığını açıklamak uygun olacaktır</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524082710224-58e90a3e-b25d" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524082710224-58e90a3e-b25d" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Yeme Bozuklukları</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Çocuğa ilişkin beslenme sorunlarının temelinde bir kaç durum vardır. Bunlardan ilki çocuğa ilişkin tıbbi sorunlardır.Yemek borusu, sindirim sistemi sorunları olabilir. Bu durumlar tıp tarafından tedavi edilebilen durumlardır. Bir başka sorun ise besin seçiminde yapılan yanlışlıklardır ki, kolayca çözümlenebilir. Ama son sorun olan beslenmeye ilişkin uygun olmayan tutumlar hem daha sık görülen, hem de daha zor değiştirilebilen sorunlardır. Beslenme sorunlarının sonuçlarının yetersiz beslenme, şişmanlık gibi önemli sonuçları olduğu düşünülünce önemi daha iyi anlaşılır.</p>
<p>Doğru beslemek için yapılması gerekenler; Bebek, çocuk kim olursa olsun acıktığında beslenmelidir. Yemek yenilirken ilgiyi dağıtacak konuşma, gürültü, oyun, Tv gibi şeylerden kaçınılmalıdır.</p>
<p>Bebekken besinlere dokunmasına izin verip, en kısa sürede kaşık tutmayı göstererek kendini beslemesine izin verilmelidir. Ağzını açtırmak, kandırarak ağzına yemek koymak yanlıştır. Yemeğini hızla yemesi için uyarılarda bulunulmamalıdır. Herkes gibi çocuklarda midelerinin alabileceği kadar yiyebilirler. Amaç doymaktır. Annelerin akıllarına koydukları miktarı tüketmeleri için zorlanmamalıdırlar. Dengeli beslenmesine çalışılmalı ama besin seçimlerine de saygılı olunmalıdır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524082708931-141cbc4e-b86c" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524082708931-141cbc4e-b86c" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Uyku Bozuklukları</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Sağlıklı düzenli bir uyku süreci çocukların gelişimleri açısından çok önemlidir. Çocuklarda yüzde 20-30 oranında uyku bozukluklarına rastlanılmaktadır. Bu çocukların yüzde 27’sinde uykuya dalma güçlüğü, yüzde 25’inden fazlasında ise sık gece uyanmaları görülmektedir.</p>
<p>Oyun çocukları ve okul öncesi yaş grubu çocuklarında uykuya dalma güçlüğü ve gece uyanmalarının en sık nedeni uykuya başlama çağrışımları ile ilgili olanlardır. Anne babanın yardımı olmaksızın yerleşme, kendini rahatlatma ve uykuya dalma, çocuklarda öğrenilen davranışlardır. Eğer bir çocuk uykuya dalmak için annesinin yardımına (sallanma, beslenme, kucağa alma) ya da özel etkinliğe (oyuncak, müzik) alışmışsa, gece uykusu içindeki uyku basamakları arasındaki fizyolojik uyanmalarında da bu çevre şartlarını isteyecektir. Uykuya dalma güçlüğü olan çocuklarda bu fizyolojik uyanışlarda anne baba müdahalesi ya da alışılmış özel davranışların yapılması gerekir. Bu problemin en iyi tedavi yöntemi davranış tedavileridir, bu teknikler uyaran kontrolü ve dereceli söndürmeyi içerir .</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524082707443-c60fe356-eccd" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524082707443-c60fe356-eccd" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Mastürbasyon</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Çocukluk mastürbasyonu genellikle 3-5 yaşları arasında görülür. Bazı çocuklar, ellerini cinsel organına sürter, bazıları minder, koltuk gibi nesnelere sürtünür, bazıları cinsel organını kaşır, bazıları bacaklarını kenetleyerek kendini sıkar, bazıları da örnekteki çocuk gibi yapar. Bu davranışlarla çocuğun genital bölgesi uyarılır ve çocuk haz alır. Bu süreçte çocuk, kızarır, terler ve nefes alıp vermesi sıklaşır.</p>
<p>Çocuk, bu davranışları yaparken cinsel haz alma amacı gütmemektedir; zaten bunu kavrayacak bilinç düzeyi de gelişmemiştir. Bedenini keşfetme döneminde veya sonraki dönemlerde tesadüfen cinsel organında haz aldığını hisseder. Birçok nedenden dolayı da bu işi alışkanlık haline getirir ve saplantılı bir davranış olur. Çocukluk mastürbasyonunun temelinde her ne kadar çevre ilişkilerinden gerekli doyumum sağlanamaması varsa da, başka birçok etkenin izine rastlanılmaktadır. Bu etkenler; ilgisizlik, memeden erken kesilme, kardeş kıskançlığı, anne yada babadan herhangi birinin evden ayrılışı, genital bölge enfeksiyonları, çocuğun altını temizlerken genital bölgeyi gereğinden fazla uyarmaktır.</p>
<p>Mastürbasyon başlamadan önce alınması gereken önlemler şöyle sıralanabilir; Bebek en az altı ay emzirilmeli, eğer anne çalışıyorsa, annenin olmadığı saatlerde biberonla beslenmesi sağlanmalıdır. Çeşitli nedenlerle anne sütü kesilirse veya çocuk memeyi ememiyorsa, biberonla beslenmesi ve emzik emmesi sağlanmalıdır. Biberonla veya kaşıkla beslenirken kucakta olmasına özen gösterilmelidir; çünkü tensel temas birçok yönden yararlıdır. Bebek/çocuk, uzun süre kendi başına bırakılmamalıdır. Kimi anneler şımarır gerekçesiyle veya kucağa alışmaması için, emzirme saatleri dışında bebeği kucağına almaz. Oysa bebek için kucağa alınma süt kadar önemlidir. Kucağa alınmayla, okşanmayla, öpülmeyle hiçbir bebek şımarmaz. Çalışan anne, çocuğunu sadece çalışma saatlerinde bakıcıya vermeli, geri kalan zamanı çocuğuyla geçirmelidir. Bakıcı tutarken de çok iyi tanıdığı ve bildiği biri olmasına dikkat etmelidir. Yeni kardeşin dünyaya gelmesiyle, çocuk yalnızlığa itilmemeli ve eski ilgi aynı düzeyde tutulmalıdır. Bebeğin altı temizlenirken, genital bölgelerin uyarılmasını gerektirecek kadar uzun süre, temizlik bezleriyle sürtünme hareketi yapılmamalıdır. Temizlik bezi kullanmak yerine ılık suyla yıkamak daha sağlıklıdır. Ayrıca bebeğin altını yıkamak, kaşıntıya yol açan kirlerin oluşmasını ve enfeksiyonları önler. Çok sıkı ve dar iç çamaşırları ve giysiler giydirilmemelidir. Cinsel organıyla oynayan bebeğe bağırmak veya eline vurmak yerine, dikkatini başka tarafa çekmek gerekir. Ayrıca bebeğin organıyla oynamaması için altı, gereksiz yere açık bırakılmamalıdır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524082705372-eb05404a-5f79" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524082705372-eb05404a-5f79" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Çalma</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Çalma davranışı yalandan daha çok ayıplanan sıklıkla da cezalandırılan bir suçtur 2 yaş çocuğunda sahiplik kavramı yoktur her şey onundur Çocuk yaşı ilerledikçe kendinin olan ile olmayanı ayırt etmeye başlar ama bencil tutumu uzun süre değişmez Örneğin 3-4 yaş çocuğu sormadan bir yerden şeker alınmayacağını bilir ama alma isteğine karşı koyamaz Hatta gezmeye gittiği yerlerden cebinde kendine ait olmayan oyuncak ve nesnelerle dönebilir</p>
<p>5-8 yaş arasında parlak ve kağıt paralar daha çekici gelirken, birbirinin renkli kalemleri ve silgilerinde gözleri kalır Çoğu çocuk izinsiz alıp eve getirdiği nesneleri “buldum” “kendi paramla aldım” “değiş-tokuş ettim” veya “ödünç aldım” diye açıklar Okul çağlarında yinelenen çalmalar üzerinde önemle durulmalıdır Çünkü bu çalmalar ruhsal sorundan ileri gelebilir</p>
<p>Çalma davranışının ortadan kaldırılmasına yönelik öneriler şöyle sıralanabilir; Çocuğa karşı ağır suçlamalar yapılmamalı ve çocuğu örseleyici cezalar verilmemelidir Anne babaların çocuğa olan sevgi ve ilgisini her zaman göstermesi ve çocuğun bunu hissetmesini sağlamak gerekir Çocuğun yaptığı bu olumsuz davranış karşısında duyarsız kalınmayıp çocukla açık olarak konuşulmalıdır. Çocuğu bu davranışı yapmaya iten nedenler araştırılmalıdır Çocuğun her istediği şeyi anında yapmak yerine kendi isteklerini erteleyebilmesini ve kontrol etmesini öğreterek destek olunmalıdır Çocuk başkalarına ait eşyaları aldığında anne babanın bu durum karşındaki tutumu çok önemlidir Anne baba alınan eşyaların özür dileyerek sahibine verilmesi konusunda çocuğu teşvik etmelidir Çocuğa empatik düşünmeyi aşılayın Okul ortamında arkadaşlık kurabilmeye yönelik çalmalar karşısında öğretmen çocuğa sosyal kabulün farklı yollarla da sağlanabileceği konusunda destek olmalıdır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524082703986-a98008c6-1987" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524082703986-a98008c6-1987" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Yalan Söyleme</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Yalanlar önemli ve önemsiz olmak üzere iki şekilde olabilir Önemsiz yalanlar abartmalı övgüler, günlük yaşamda görgü kurallarına uygun düşen küçük yalanlar sayılabilirken önemli yalanlar başkasını bilerek aldatmak amacıyla söylenen yalanlardır<br />
Çocukların söylediği yalanlarda çocuğun gerçeği iyi değerlendirememesi, gördüğü ve duyduğu şeyleri uydurması veya olmamış şeyleri olmuş gibi anlatması söz konusudur<br />
Çocukları yalana iten çoğunlukla yetişkinlerin gerçek karşısındaki çelişkili tutumlarıdır Çocuk bol yalan söylese bile anne babasının yalanlarına çok duyarlıdır<br />
Anne ve babanın yalanına çocuğunu ortak etmesi ve bunun sonucunda çocuğa susması konusunda ödüller vaat etmesi ile çocuk yalanlardan kendine kazanç sağlamak gibi bir alışkanlık elde eder Bazı çocuk yalan söylerken bir özlemini dile getirebilir veya bunun tam karşıtı bir tutum takınabilir Örneğin; babasız bir çocuğun babası olduğunu<br />
söylemesi ve annesi olan bir çocuğun annesinin öldüğünü söylemesi<br />
Çocuk anne ve babasının beklentilerini karşılamakta güçlük çekiyorsa ya da ceza korkusu varsa yalana başvurur</p>
<p>Yalan söyleme davranışının ortadan kaldırılmasına yönelik öneriler şöyle sıralanabilir; Kendine güven duygusu aşılanmalıdır Anne baba tutumlarında çelişkili durumlardan kaçınılmalıdır Çocuğa uygun modeller sunulmalıdır Çocuğu doğru söylemeye teşvik edici pekiştireçler kullanılmalıdır Çocuğun söylediği yalanı doğrudan yargılamak yerine yalan söylemeye teşvik eden nedenleri araştırılmalıdır Çocukla sağlıklı iletişim ve etkileşim kurulmalıdır Çocuğun yapacağı olumsuz davranışları karşısında alacağı tepkilerle başa çıkma yolları öğretilmeli ve yalandan uzaklaştırılmalıdır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524082639942-84973d75-30a1" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524082639942-84973d75-30a1" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Saldırganlık</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Saldırganlık insanda varolan bir dürtüdür Varolan bu dürtü yok olmaz veya tümüyle bastırılmaz ancak biçim değiştirir Saldırganlığın sözel, fiziksel, pasif ve aktif olmak üzere çeşitleri vardır Bebeklik döneminde amaçsız olan ağlama vurma gibi öfke tepkileri görülür 1-4 yaşları arasında fiziksel saldırganlık daha çok görülürken, 4-5 yaşlarında ise sözel saldırganlık ifadeleri artar Orta çocukluk döneminde çocukların saldırganlığı daha amaçsaldır.</p>
<p>Çocuk çok sert veya gevşek disiplinle yetiştiğinde bu davranış oluşabilir Kendine güvensiz çocuk saldırgan davranışlar gösterebilir Çocuğun engellenmesi ile saldırganlık oluşabilir.</p>
<p>Saldırganlık kendine ve çevresine zarar verme şeklinde de görülebilir Aile içerisindeki sorunlar, iletişim bozukluğu, sevgi yetersizliği, çocuğu suça teşvik edici davranışlar, örselenme, kendi dürtülerine engel olamama gibi nedenler saldırganlığın ortaya çıkmasını sağlar.</p>
<p>Saldırgan davranışların oluşmasını engellemeye yönelik öneriler şöyle sıralanabilir; Aile içindeki dengesiz ve olumsuz ilişkilerden kaçınılmalıdır Çocuğun saldırganlık dürtüsünün kaba üstünlük sağlamak için değil de yeteneklerini ve zekasını kullanarak toplumsal amaçlara yönlenmesi sağlanmalıdır Çocukta güven duygusu geliştikçe beklemeyi ve tepkisini dizginlemeyi öğrenir Bu yüzden çocuğa güven aşılanmalıdır Başkaldırma yerine uysal davranmanın kendi yararına sonuçlandığını gördüğünde saldırganlık davranışı azalır Saldırgan dürtüyü boşaltmak için spor gibi çeşitli faaliyetlere çocuk yönlendirilmelidir Okul ortamında çocuğun ilgi istek ihtiyaç ve gelişimsel düzeyine uygun programların yapılması, fiziksel ortamların hazırlanması ve materyal seçimi önemlidir Saldırgan çocuğa aktif olmasını sağlayacak hareketli oyunlar veya etkinlikler hazırlanmalıdır Çocuğun kendi davranışını eleştirmesine ve empati kurmasına yönelik hikayeler oluşturmak ve bu hikayeleri çocuğa okumak yararlı olur Saldırganlık davranışını pekiştirebilecek her türlü davranış biçiminden kaçınılmalıdır Sınıf içi disiplin ve kurallar çocukların başarabileceği düzeyde olmalıdır Çocuğun saldırgan davranışını engellemek için motivasyon arttırıcı etkinlikler ve başarabileceği sorumluluklar verilmelidir Saldırganlık davranışı çeşitli davranış değiştirme yöntemleri uygulanarak söndürülebilir</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524083386142-7032e88c-6c9b" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524083386142-7032e88c-6c9b" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Alt Islatma</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Çocuklar mesane kontrolü gerçekleşinceye kadar gece ve gündüz altlarını ıslatırlar Gündüz kontrol 2 yaş dolaylarında, gece kontrol ise 3,5 – 4,5 yaşları arasında kazanılır Alt ıslatma davranışı 4 yaşından sonra hala devam ediyorsa bir sorun olabileceği düşünülebilir İki biçimde görülebilir Bunlardan ilki sinir kas kontrolünün gelişmesindeki gecikmeden kaynaklanabilir İkincisinde ise tuvalet kontrolü oluştuktan sonra bir gerileme durumu söz konusudur İkinci durum daha çok ruhsal nedenlere bağlıdır</p>
<p>Çocuğun aşırı sevgi ve hoşgörü, yetersiz ilgi kıskançlık, korku ve kaygı gibi nedenlerden kaynaklanabilir Ailesel bir yatkınlık durumu söz konusu olabilir Bedensel hastalıklar (böbrekte veya idrar yollarında sorun) altını ıslatma davranışına neden olabilir Anne baba tarafından kendi kendine bir şeyler öğrenerek olgunlaşmasına fırsat verilmeyen çocuklarda da çocuksu kalmak isteyişle ilgili altını ıslatma görülebilir Erkeklerde kızlara oranla 2 kat daha fazladır</p>
<p>Altını ıslatma davranışının ortadan kaldırılmasına yönelik öneriler şöyle sıralanabilir; Altını ıslatma davranışının tıbbi bir nedenden olup olmadığını belirlemek gerekir Ailenin çocuğu ile kurduğu iletişimde tutarlı ve kararlı olması önemlidir Ailenin tuvalet eğitimi için çocuğun idrar kontrolü konusunda belli bir olgunluğa ulaşmasını beklemesi gerekir Anne baba tuvalet eğitimi verirken çocuğa korku ve endişe vermemeye özen göstermelidir Anne baba hiçbir zaman çocuğunun altına yapması konusunda çocuğun yanında yada çocuğa rahatsızlığını dile getirmemelidir Çocukta tek başına görülen yatak ıslatma dengeli, mutlu ve uyumlu çocuklarda kaygı uyandırıcı olmayabilir Çocuğun uykusunun derin olması nedeniyle oluşan altını ıslatma sorununun çözümüne yönelik çocuğu sık sık tuvalete kaldırmak ve gece yatarken çok sulu besinleri vermemek uygun olur Altını ıslatma problemi ciddi boyutlara ulaştığında bir çocuk ruh sağlığı hekimi ile görüşülmelidir</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524083385665-b0c4b5ea-5e65" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524083385665-b0c4b5ea-5e65" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Dışkı Çıkarma</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Altını ıslatmadan daha ağır bir ruhsal uyumsuzluk göstergesidir Genellikle yetersiz ve gevşek bir eğitim nedeniyle dışkı tutma alışkanlığının kazanılmamış olmasından kaynaklanır</p>
<p>Dışkılama düzene girdikten bir süre sonra da bozulmuş olabilir Altını ıslatmadaki gibi ruhsal etkenlere bağlı olarak ortaya çıkar Kardeş doğumu, anneden ayrılık, hastaneye yatış gibi çeşitli korku ve kaygılar çocukta gerilemeye yol açabilir Bu davranış hem annenin ilgisini çekmek hem de başkaldırmak amaçlı yapılabilir Bazı çocuklar tuvalete gitmeye karşı direnç gösterir. Okulda dışkısını tutarken evde dışkı kaçırabilir Dışkı sorunu olan çocuklar genellikle yaşlarından küçük davranan okula uyumları yetersiz, arkadaş ilişkileri bozuk, bağımlı ve inatçı çocuklardır</p>
<p>Kaka kaçırma davranışının ortadan kaldırılmasına yönelik öneriler şöyle sıralanabilir; Çocuğun dışkı kaçırma probleminin tıbbi bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi gerekir Çocuğun üzerindeki gereksiz baskıların kaldırılması ve aşırı titiz tutumlardan vazgeçilmesi gerekir</p>
<p>Çocukla olumlu bir iletişim kurularak onun değerli olduğunu hissetmesini sağlamak yararlı olur Çocuğun dışkısından tiksinme yerine dışkısını tuvalete yaptığı zamanlarda ödüllendirmek gerekir Çocuk 3-4 kez belirli aralıklarla tuvalete oturtulmalıdır Çocukla olan ilişkiler sonucunda oluşan ciddi dışkı kaçırma sorunu için çocuk ruh sağlığı hekimine danışılmalıdır</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524083385022-9b8ece94-22e1" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524083385022-9b8ece94-22e1" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Tikler</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Beden kaslarında istem dışı beliren aralıklı kasılmalardır Örneğin; Göz kırpma, baş yada omuz oynatma, kaş kaldırma gibi Tikler aşırı bir heyecan ve korku yaratan olaylar sonucu oluşabilir Erken yaşlarda görülse de 6 yaşından sonra başlar Tiki olan çocuklar genelde tedirgin, kaygılı ve gergindir</p>
<p>Tike sahip olan çocuklarda kekeme çocuklarda olan özellikler gözlenir Çocuğu örseleyici davranışlara tepki olarak tikler gelişebilir Tikler genellikle kaygılı durumlardan kurtulmak amaçlı gerçekleşir Tiklerde kekemelik gibi dikkat çektikçe artış gösterir Yüzdeki tikler büyük çoğunlukla ruhsal nedenlere bağlıdır Ancak bütün bedene yayılan geniş hareketler biçimindeki tiklerde bedensel bir neden bulunabilir Tikler çoğu zaman geçicidir Ergenlik çağından önce sönerler</p>
<p>Tik davranışının ortadan kaldırılmasına yönelik öneriler şöyle sıralanabilir; Tiki olan bir çocukla konuşurken çocuğa sık sık tik davranışını yapmaması gerektiğini anımsatmak bu davranışın yapılma sıklığını attırır Tiklerin çocukta gerginlik yaratması nedeniyle bu durumun kaynağını bulup çıkarmak ve düzeltici değişikliklere gitmek uygun olur Çocuğa korku veren olaylar, ortamlar, durumlar kişiler ve nesneler belirlenmeli ve kaçınması sağlanmalıdır Çocukla kurulan iletişimde çocuğun tikine çok fazla dikkat çekilmemelidir. Çocuğun gösterdiği tik davranışının alay konusu olmasına izin verilmemelidir Tik davranışını engellemek amaçlı çocuğa özgüven kazandırılmalıdır</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524084026711-17110fb7-b58f" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524084026711-17110fb7-b58f" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Saç Yolma</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bazı çocuklar 1–2 yaşlarından itibaren kendi saçlarını çekip yolabilir, koparabilir. Bu davranış uyumsuzluk ve huzursuzluğun önemli belirtilerindendir. Sık görülmemekle birlikte kız çocuklarında daha fazladır.</p>
<p>Anne çocuk ilişkisindeki duygusal yetersizlikler veya çocuğun duygusal gelişiminin engellenmesi temel nedendir. Bu çocuklarda duygusal alandaki gerilimin ifade edilememesi, boşaltılamaması, saldırganlık dürtüsünü artırmakta ve çocuk bu dürtüyü kendi kendine yöneltmektedir. Davranışın ardındaki etken doğru belirlenmeli ve ihtiyaca göre tavır alınmalıdır. Özellikle anneyle kurulamayan sağlıklı iletişim eksikliği giderildiğinde davranış bozukluğu da bir süre sonra ortadan kalkacaktır.</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524084026435-928e5319-c33f" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524084026435-928e5319-c33f" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">İçe Kapanıklık</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>İçe kapanıklık, çocuklarda sıklıkla karşılaşılan bir uyum bozukluğudur. Çocuklar her geçen her alanda gelişim göstermektedir.<br />
Fiziksel, duygusal, psikomotor, dil gibi gelişim alanları birbirlerine paralel ama farklı hızlarda ilerlemektedir. Gelişimin bir alanı olan sosyal gelişimde başta aile üyeleri olmak üzere diğer insanlar ile iletişim ve etkileşimde bulanarak ilerleme kaydedilir.</p>
<p>Bazı çocuklar kişilik özellikleri sebebiyle içe kapanıktır. İçe kapanık çocuklar, sosyal ortamlarda ve yeni girdiği mekânlarda kolay uyum sağlayamazlar. Bu yaşadığı sıkıntı bulunan ortamda, insanlardan uzak bir noktada oturarak ya da insanların içerisinde parmak emme, tırnak yeme gibi davranışlarla dışa vurulur. Çocuk yeni ortamlara gireceği zamanlarda huzursuzluk hisseder, gitmeye direnir. Yabancı insanlara karşı hissettiği en önemli duygu ise tedirginliktir.</p>
<p>Böyle bir sorunla karşılaştığımızda öncelikle göz önünde bulundurmamız gereken bilgi bazı çocukların daha içe dönük bazı çocukların ise daha dışa dönük olduğunu bilmek ve onları farklı özellikleri ile kabul etmektir. Fakat bu durum çocuğu rahatsız edecek boyutta ise ona, yeni ortam ve kişilere alışması için zaman tanımamız gerekmektedir. Gideceğimiz veya karşılaşabileceğimiz kişi ya ortamlar hakkında önceden onu bilgilendirmek, onun bilinmeyene karşı hissettiği kaygısını dindirecektir. Birçok ebeveynin yaptığı “Git amcanın elini öp” “Hadi koş sen de çocuklarla oyna gibi” zorlamalar çocuğu daha çok huzursuz edecektir. Bu konuda ona duyarlı ve destekçi olmak çocuğu rahatlatacaktır. Çocuğa evde sık sık söz hakkı tanımak, hemen her konuda kendisinin duygu ve düşüncelerini açıklamasını destekleyici tutumlar sergilemek, çocuğun kendisini daha rahat ifade etmesini sağlayacaktır.</p>
<p>Konuştuğu zaman onu dinlemek, davranışlarına mümkün olduğunca müdahale etmemek ve onu başardıkları konusunda övmek ve yüreklendirmek çocuğun kendi içinde rahatlamasını sağlayacaktır. Kendi içinde barışık olan çocukta toplumda daha uyumlu birey haline gelebilecektir.</p>

		</div>
	</div>
</div></div><div class="vc_tta-panel" id="1524083383831-629dce8f-53b8" data-vc-content=".vc_tta-panel-body"><div class="vc_tta-panel-heading"><h4 class="vc_tta-panel-title vc_tta-controls-icon-position-left"><a href="#1524083383831-629dce8f-53b8" data-vc-accordion data-vc-container=".vc_tta-container"><span class="vc_tta-title-text">Hareketlilik</span><i class="vc_tta-controls-icon vc_tta-controls-icon-plus"></i></a></h4></div><div class="vc_tta-panel-body">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Bazı Çocuklarda 4–5 yaşlarında başlayıp buluğ çağına kadar sürebilen ve en az 6 ay devam eden aşırı hareketlilik görülebilir. Dikkat ve algı bozuklukları öğrenme güçlüklerinin de beraber olduğu bu özel durum beyinin gelişmesindeki bazı yetersizliklerin sonucudur. Tedaviyi gerekli kılan bir durumdur.</p>
<p>Bu çocukların genelde anne ve babalarında da buna benzer bir hareketlilik çocukluk dönemlerinde olabilir. Bu türlü çocuğu olan anne babaların olaya gayet sakin yaklaşarak , bu hareketliliği ve çocuğun psiko sosyal gelişimini iyi yönlendirmeleri gerekir. Aşırı hareketliliği yüzünden çok eleştirilen ve sosyal ortamlardan dışlanan çocuklarda , başka psikiyatrik problemlerde oluşabilir.</p>
<p>Bu çocukları sportif faaliyetlere yönlendirmek , onları olumlu ve faydalı uğraşlarla meşgul etmek , enerjilerini bazı hobilere kanalize etmek, dikkat eksikliği ve hiperaktivite durumu varsa tedavisini sağlamak önemlidir.</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div></div></div></div></div></div></div>
<p><strong>DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME:</strong></p>
<p>Bir davranışın değiştirilmesine karar verilmesi o davranışın istendik olup olmadığını belirlemek gerekir Yani davranış problem bir davranış mıdır? Değil midir? Buna karar verilir O yüzden davranış pek çok açıdan ele alınıp dikkatle incelenmelidir Bunlar:</p>
<p><span style="color: #008000;">1 Problem davranışı belirleme ve değerlendirme</span><br />
<span style="color: #008000;"> 2 Çocuk açısından</span><br />
<span style="color: #008000;"> 3 Aile açısından</span><br />
<span style="color: #008000;"> 4 Okul ve öğretmen açısından</span><br />
<span style="color: #008000;"> 5 Disiplin ve kurallar</span><br />
<span style="color: #008000;"> 6 İletişim ve etkileşim</span></p>
<p>Davranışta etkiye karşı bir tepki gösterilir Bununla birlikte gösterilen bu tepkide geri bir tepkiye neden olur Yani sebep ve sonuç ilişkisi vardır<br />
Çocuk davranışı yapmadan önce onu tetikleyici bir nedeni vardır Davranış yapılır ve sonucunda istendikse olumlu istendik değilse olumsuz tepkiler alınır</p>
<p><strong>Davranış değiştirmede kullanılan teknikler</strong><br />
<span style="color: #008000;">1 Görmemezlikten gelme</span><br />
<span style="color: #008000;"> 2 Mola</span><br />
<span style="color: #008000;"> 3 Ödül (Sözel- somut ve bonus ödülleri)</span><br />
<span style="color: #008000;"> 4 Ceza</span><br />
<span style="color: #008000;"> 5 Çocuktan çocuğa model olma</span></p>
<p>Sonuçta davranış değiştirirken önemli olan nokta şudur ki, istendik davranışların sıklığı artırılmalı ve istenmedik davranışların sıklığı azaltılmalıdır Davranış değiştirme de dikkat edilmesi gereken bir diğer noktada çocuk için ilk önce ceza yerine ödülü kullanmak ve çocuk haklarına ters düşen davranış ve tutumlardan kaçınmaktır</p>
</div><p><a href="https://bandococukevi.com/blog/cocuklarda-uyum-ve-davranis-sorunlari/">Çocuklarda Uyum ve Davranış Sorunları</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anaokuluna Başlarken&#8230;</title>
		<link>https://bandococukevi.com/blog/anaokuluna-baslarken/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BandoCocukEvi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Apr 2018 15:42:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://bandococukevi.com/?p=4210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canım Anneciğim ve Babacığım; Ben artık büyüyorum… Siz de farkındasınız ki… benim mutlu olmam, yeni arkadaşlarla tanışmam, paylaşmayı öğrenmem ve gelişimimin desteklenmesi için hayatıma yepyeni bir pencere açmaya karar verdiniz. Biliyorum..çok kolay olmadı karar vermeniz. Hem mutlu, hem de endişelisiniz. Anaokulumu, oyuncakları, arkadaşlarımla oyun oynamayı sevmeme rağmen ben de heyecanlıyım. Üstelik burada siz değil yeni [&#8230;]</p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/blog/anaokuluna-baslarken/">Anaokuluna Başlarken&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Canım Anneciğim ve Babacığım;</strong></p>
<p>Ben artık büyüyorum… Siz de farkındasınız ki… benim mutlu olmam, yeni arkadaşlarla tanışmam, paylaşmayı öğrenmem ve gelişimimin desteklenmesi için hayatıma yepyeni bir pencere açmaya karar verdiniz.</p>
<p>Biliyorum..çok kolay olmadı karar vermeniz. Hem mutlu, hem de endişelisiniz. Anaokulumu, oyuncakları, arkadaşlarımla oyun oynamayı sevmeme rağmen ben de heyecanlıyım. Üstelik burada siz değil yeni tanıdığım yetişkinler ihtiyaçlarımı karşılayacak, ilk defa farklı bir mekanda sizden uzak uzun bir süre geçireceğim. Gerçi, biz çocuklar yeniliklere siz yetişkinlerden daha kolay adapte oluruz ama yine de alışmam kolay olmayabilir.</p>
<p>Benden bir günde alışmamı beklemeyin lütfen. Yaşayabileceğim ikilemi aşmam için desteğinize ihtiyacım var. Çünkü ben anaokulunda mutlu olacağımı, alacağım eğitimin gelişimimi destekleyeceğini biliyorum.</p>
<p><strong>Okula uyum dönemimde sizden bazı isteklerim olacak;</strong><br />
<strong><span style="color: #008000;">»</span> </strong>Öncelikle rahat olun ve anaokulunda mutlu, güvende ve benimle ilgilenecek bir öğretmenim olacağı konusunda beni tatlı tatlı ikna edin.<br />
<strong><span style="color: #008000;">»</span> </strong>Belki bir süre sizin de okulumda kalmanızı isteyebilirim. Bu konuda öğretmenimle işbirliği yapabilirsiniz.<br />
<strong><span style="color: #008000;">»</span> </strong>Oyuna ara verip size merhaba demek hem hoşuma gidecek hem de bana güven verecektir.<br />
<strong><span style="color: #008000;">»</span> </strong>Ben okuluma ve öğretmenime alıştıktan sonra her çocuğun eve dönüş zamanı geldiğinde evine gittiğini, gelip beni mutlaka alacağınızı sık sık söyleyin. Sakın bana “Ağlarsan gelir seni alırım, istemezsen gitmezsin” gibi cümleler söylemeyin. Alışma dönemimde benim geri adım atmama neden olursunuz.</p>
<p>Bütün bunları sizin beni anaokuluna başlatmaya hazır olduğunuzu düşünerek söylüyorum! Benim kadar sizin de desteğe ihtiyacınız olabilir. Okulumdaki öğretmenlerle endişelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Lütfen benim yanımda sakın benimle ilgili şikâyetlerinizi yansıtmayın. “hiç yemek yemez, çok hareketlidir…” diye. Önce okuluma adapte olayım sonra her şeyi sırasıyla öğreneceğim. Hem de nerede nasıl davranmam gerektiğini bilerek, yani sosyalleşerek sizin de istediğiniz bu değil mi zaten?</p>
<p><strong>Bu dönem de;</strong> evde zaman zaman göstereceğim hırçınlıklara, gerginliklere aldanmayın. Tutarlı ve kararlı yaklaşımlarınız beni bu tavırlarımdan vazgeçirecektir. Belki de bu davranışların hiçbirini sergilemeyebilirim ama siz yine de hazırlıklı olun.Anneciğim ve babacığım beklentilerim sadece sizden değil…</p>
<p>Öğretmenime de bir mektup yazdım. Hem size hem de bana destek olması için. Olmaz mı? O sevgiyle kucağını açmış beni bekliyor zaten yaratacağı eseriyle gurur duymak için.<br />
Annem, babam olduğunuz ve beni böyle renkli bir dünyaya bıraktığınız için teşekkür ediyorum.</p>
<p><strong>Çocuğunuz…</strong></p>
<p><a href="https://bandococukevi.com/blog/anaokuluna-baslarken/">Anaokuluna Başlarken&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://bandococukevi.com">Bando &Ccedil;ocukevi  T&uuml;m hakları saklıdır.</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
